10 Aralık 2009 Perşembe

Selamlar...

Neden yazıyorum... Yıllar yılı günlük yazan insanlara çok özenen biri olarak belli dönemlerde bir şeyler yazmaya çalıştım. Ancak küçüklükten gelen yanlışlar silsilesi ie birlikte daha ilkokulda yazı yazarken ya da ödev yaparken (aslında yapmıyorken) kalemle gereğinden fazla haşır neşir olmam bu hevesimi küçük yaşlarda kırdı. Yine de dediğim gibi yılmadım belli dönemlerde ara ara yazdım. Tam bu sırada imdadıma bilgisayar yetişti ve bu sayede adam gibi bir şeyler yazabildim; ama normal insanların kalem kağıtla kurduğu ilişkiye de hep imrendim. Taki askere kadar... Askerde teknolojiden uzak olmanın bir avantajı ile o imrendiğim kağıt kaleme geri döndüm. Uzun ve bitmeyen gecelerde yapacak pek de bir şey olmadığı için bol bol yazdım. Hayatımda atmadığım kadar mektup attım; almadığım kadar mektup aldım. Küçükken yazılışına çok az tanıklık ettiğim kağıt parçalarını göndermenin tadı bir ise; almanın tadı ondu benim için. Arada o zamanlar yazdığım günlüğüme baktığımda yazdığım çoğu şeyin depresif olduğunu görsem de o dönemde en azından bir şeyler yazmak içimi dökmemi ya da kağıda kusmamı sağladı : ) ... Bir nevi meditasyondu... Askerlik bitti, teknolojiye kavuştuk ve maalesef yeniden kağıt kalemi bir kenara bıraktım... Arada bir elime alsam da artık o bir kaç sene önceki ilişkimiz eski düzeyinde değil. Şimdi neden mi yazıyorum... Sanırım yazarken kendimi daha iyi ifade ediyorum...

Görüşmek üzere tekrardan.....

1 yorum:

  1. güzeldir yazmak, konuşmaya nazaran yazmayı tercih edenlerdenim ben de :)

    YanıtlaSil