13 Kasım 2013 Çarşamba

ANAFOD Sokak Fotoğrafçılığı Etkinliği, Sokak Fotoğrafçılığı Nedir? Tavsiyeler....

Geçtiğimiz Pazar günü, dostum Masis Üşenmez ile birlikte üyesi olduğumuz ANAFOD (İstanbul Anadolu Yakası Fotoğraf Sanatı Dostları)’un “Sokak Fotoğrafçılığı” etkinliği çerçevesinde, dernek üyeleri ile “Sokak Fotoğrafçılığı” hakkında yer yer teorik, yer yer de uygulamalı olarak bildiklerimizi paylaştık. Yaklaşık beş saat süren etkinlikte otuza yakın katılımcıyla birlikte Karaköy ve Beyoğlu sokaklarında fotoğraflar çektik, son olarak Tophane’de buluşarak etkinliğimizi sona erdirdik. Ne yaptık, ne ettik görmek isteyen olursa; fotoğraflarımıza bu linkten ulaşabilir.
Eğer biraz araştırırsanız, sokak fotoğrafçılığı ile alakalı internet üzerinde Türkçe ya da İngilizce pek çok teorik bilgiye ulaşılabilirsiniz. Bu sebepten ötürü sizi tekrar tekrar teorik bilgilere boğarak, kafanızı karıştırmak gibi bir niyetimiz bulunmuyor. Sadece az biraz “Sokak Fotoğrafı” nedir bilgi verip, bir de tavsiyelerde bulunursak,  yazı bizim için amacına ulaşacaktır. "Yok, eğer bunlar beni kesmedi, daha fazlasını istiyorum!" diyen olduğu takdirde tarafımla mail yoluyla iletişime geçtiğinde kendilerine istedikleri bilgileri veriyor olacağız. 

 Sokak fotoğrafı, kamuya açık alanda çekilen ve çekildiği çevrenin yaşamını belgeleyen çağdaş bir fotoğraf dalıdır. Belgesel fotoğraf ile kesiştiği noktalar bulunmakla birlikte, onun kadar katı kuralları bulunmamaktadır. 20. Yüzyılda fotoğraf makinelerinin boyutlarının küçülmesiyle birlikte fotoğrafçılar insanların fotoğraflarını haberli ve habersiz olarak daha rahat çekmeye başlamış, böylelikle sokak fotoğrafçılığının temelleri atılmıştır. Henri Cartier Bresson’un elinin değmesiyle sokak fotoğrafçılığı çağ atlamıştır. Üşenmeyip Bresson’un fotoğraflarına internet üzerinden bakarsanız ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız. Ülkemizden örnek vermek istersek; Ara Güler’in çekmiş olduğu fotoğrafların ülkemizde sokak fotoğrafçılığı için önemli yapı taşları olduğunu belirtebiliriz. İnternet üzerinden Güler'in fotoğraflarının çoğuna ulaşabilirsiniz.

 Tembelilk yapacağınızı düşünüyor ve size kıyamayarak aşağıda iki usta fotoğrafçının birer adet fotoğrafını paylaşıyoruz.
Henrier Cartier Bresson
Ara Güler
 "Peki, tavsiyeleriniz nedir? Nasıl daha güzel sokak fotoğrafları çekebiliriz?" diye soranlar olduğunu duyar gibiyiz. Bunu soranlar için aşağıdaki tavsiyelerde bulunabiliriz.
  1.  Mümkünse yaptığınız her yolculukta fotoğraf makineniz yanınızda olsun. Güzel bir konunun karşınıza ne zaman çıkacağını kesinlikle bilemezsiniz. 
  2. Fotoğraf çekmeye çıktığınızda mümkün olduğu kadarıyla araba kullanmamaya özen gösterin. İlla araç kullanacaksanız toplu taşıma araçlarını kullanabilirsiniz (zira sokak fotoğrafçılığı insan temeline bağlıdır. Bu ulaşım araçlarına bineceğiniz istasyon yada  duraklardaki mekan&insan ilişkisini kendinize konu edinebilirsiniz).
  3. Bol bol yürüme gerektireceği için fotoğraf çekmeye giden kişilerin, günün sonunda acı çekmemesi için özellikle rahat giysiler ve ayakkabı giymesinde fayda vardır. 
  4. Sokak fotoğrafçıları çekmek istediği konuya yakın olmalı, yakından çekim yapmalıdır. Bunun içinde sabit odaklı geniş açılı lensler kullanılmasında fayda vardır. Bu tür lensler aynı zamanda düşük ışık koşullarında da çekim yapmanızı kolaylaştırır. Eğer utangaç bir yapıya sahipseniz ve insanlara yaklaşamam gizli çekim yapmak istiyorum derseniz zoom lenslerde kullanabilirsiniz. Bu tür lenslerin dezavantajı düşük ışık koşullarında ortaya çıkar. Net fotoğraflar çekme konusunda zorlanabilirsiniz. 
  5. Sonradan WB ve poz telafisi yapabilmek için Raw çekin. Fotoğraflarınızı Raw olarak çekmiyorsanız muhakkak makinenizin WB ayarlarını yapın. Fotoğraflarınızın arka planlarının net ve keskin olmasını istiyorsanız F8 – F11 arasında değerler kullanın. 
  6. Çekim yaparken farklı açılar kullanmaya çalışın. Farklı açıların kullanılması mekâna ve çekimin yapıldığı yere göre fotoğrafa farklı değerler katabilir. 
  7. Güzel fotoğraf çekebileceğiniz bir mekân bulduğunuz takdirde; öncelikli olarak mekânda ufak bir gezinti yaparak çekmek istediğiniz konuya göre en uygun açıya yerleşin; makinenizin ayarlarını yapın ve çekmek istediğiniz konuya uygun olarak kullanacağınız lensi makinenize takın. Aksi takdir de çekmek istediğiniz fotoğrafı yakalama şansınız azalacaktır.
  8. Ülkemizde sokak portreleri, gizli çekimlere nazaran daha çok tercih edilmektedir. Yaşlı insanlar ve çocuklar özellikle yeni fotoğrafa başlayanlar için başlıca portre konularıdır! Tabi ki bunlarda çekilecektir ancak kişisel tercihimiz bu tür porteler çekildiğinde, çekilen modelin ya da kişinin yaşadığı ya da bulunduğu çevreninde kadrajın içerisine katılması yönündedir. Bunu şu şekilde biraz açabiliriz belki: Bir çöpçüyü çalıştığı alan yani sokak içerisinde çekmeniz, daha sonra fotoğrafa bakan kişiye çöpçünün iş alanı hakkında bilgi vermektedir. Kısacası modelin mekanla ilişkisini gözler önüne sermektedir.
  9. Bazı insanlar habersiz olarak fotoğrafları çekildiğinde size sert tepki verebilirler. Duruma göre ya fotoğrafı çektikten sonra özür dileyin ya da fotoğrafı çekmeden önce modelinizle ufak bile olsa bir iletişime geçin (göz teması kurmak, gülümsemek, merhaba bile demek karşınızdaki insanı rahatlatacak ve size daha kolay fotoğraf çekme şansı sağlayacaktır). 
  10. Tehlikeli yerlerde fotoğraf çekmek istiyorsanız muhakkak buralara bir ya da birkaç arkadaşınızla gitmeli ve üzerinize dikkat çekmeyen kıyafetler giymelisiniz. 

 Umarım faydalı olur… 

Selamlar…

31 Ekim 2013 Perşembe

Donetsk...

Çok edebi bir giriş yaparak bloğun amacını saptırmak benzeri niyetim olmasa da, kuşağımın sahip olduğu bir özellikten mütevellit melankolik duygular ışığında uzun süredir ara verdiğim bloğumu yazmaya başlıyorum. Hani bazen bir şeylere başladıktan ya da bitirdikten sonra “hayat enteresan lan” gibi düşüncelere dalarsın ya; geçen hafta sonu yapmış olduğum Donetsk seyahatinde de aynı hissiyata kapıldım. Bunun sebebi ilkokul ve orta okulu bitirdikten sonra bilmem kaç yıl görmediğim Hıdır Özel ile bu seyahati gerçekleştirmemdi. Hayat mı diyelim kader mi bilemedim; ama nasıl bir güç yapıyor bilemiyorum bu uhrevi şey, sevdiğin bazı insanlar ile seni ayırıp daha sonra tekrar bir araya getirebiliyor.
Namı Değer Hıdır!
Duygusal girişimizi bir kenara bırakırsak eğer; yaklaşık yüz küsur yıllık geçmişi olan şehrin bir milyonluk nüfusu ile Ukrayna’nın beşinci büyük şehri olduğunu, kendisini ziyarete gidenlere çok fazla turistik alternatif sunamadığını söyleyebilirim. Bununla birlikte sonradan yapılan kentlerin sahip olduğu bir özellik olan planlı yerleşme ve Rus mimarisinin etkileri sonucunda sokak fotoğrafçıları için güzel kareler yakalama şansı bulunuyor. Şehrin beni en çok etkileyen yeri, Forged Figures Park’tı. Sahip olduğu kömür madenlerine sayesinde metalürji anlamında da çok gelişmiş. Bunun izlerini parkta da görebiliyorsunuz. Park içerisinde mitolojik ve hayvan figürleri, küçük köprüler, çardaklar vs.ler bulunuyor.
Forged Figures Park 1
Forged Figures Park 2
Forged Figures Park 3
Forged Figures Park 4
Gezilecek yerlerden biride şehrin en ünlü futbol takımı olan Shaktar Donetsk’in stadyumu Dombass Arena’dır. Şans eseri gittiğimiz gün itibariyle takımın maçını izleme şansımız oldu. Yıllardır fotoğraf makinemi İstanbul’da maçlara götürmek istemiş ama hep korktuğum için götürmemiştim. İstanbul’da bir stat da maça gitmek ne kadar zorsa Donetsk’de bir o kadar kolay. Sadece girişlerde makinenizin boyuna bakıyorlar. Belli bir ölçü sistemleri bulunuyor. Bu sebepten ötürü yüksek zoma sahip lenslerinizi bodye takmanızı maça girerken tavsiye etmiyorum. Maçı izlerken lensinizi değiştirip istediğiniz gibi kareler çekme şansınız bulunuyor. Bununla birlikte Dombass Arena yanında bulunan Park of Liberators’da minimalist kareler yakalama şansınız olabilir.
Shaktar Donetsk Maçı
Stad Çevresi
Shcherbakov şehir parkı, şehrin evlenen çiftleri için önemli bir mekan. Evlenen çiftler buraya gelerek ortasında bulunan köprüye, üzerlerinde isimleri bulunan kilitleri, evlilik tarihleri ile birlikte asarak aşklarını ölümsüzleştiriyor. Benzer bir durum yukarıda anlattığım Forged Figures Park’tada bulunuyor. Köprüyü geçtikten sonra karşınıza güzel altın melek heykeli çıkıyor. Fotoğrafçı olarak park çevresinde sokak performansçıları olduğunu belirtmemde fayda olabilir. İlgilenenler olursa güzel fotoğraflar yakalanabiliyor.
Yeni Evlenen Bir Çift
Evli Çiftlerin Evliliklerini Ölümsüzleştirmek için Astıkları Kilitler
Syvato Preobrazhensky Katedrali Ukrayna’nın en büyük ikinci katedraliymiş. Girişinde yüksek sütun üzerinde yer alan bir melek heykeli (okuyabildiğim kadarıyla Mikhail) bulunuyor. Kendine özgü bir mimariye sahip olan katedralin içinde biz gittiğimizde restorasyon çalışmaları vardı. İçinde fotoğraf çekmek yasak olmakla şehirde muhakkak görülmesi gereken yerlerden biri.
Şehir Katedrali
Yukarıda saydıklarım dışında Dombass Palace, Lenin Meydanı, Pushkin Bulvarı, Artoma Caddesi, Devlet Sanat Müzesi yine görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Şehir ulaşım, gece hayatı ve yemek için oldukça ucuz bir yer olmakla birlikte yaşadığımız sıkıntıların başında İngilizce bilen insan sayısının çok az olması geliyor.